Akademisyen olmanın sorumluluğu

cropped-logob12.png

Çok hızlı değişen gündem içinde ilgili ve takipçisi olmamız gereken konularda açıklamalar yapmakta gecikmiş olabiliyoruz.
Geç de olsa açıklama yapmak zorunda hissettiğimiz bazı konular şöyle:
1) KHK’lar ile onca yıl emek verdikleri, bir yaşam şekli olarak benimsedikleri işlerinden bir anda uzaklaştırılan meslekdaşlarımız için verilen cılız bir dayanışma desteği bile İTÜ’de soruşturma konusu oluyor ve soruşturulan arkadaşlarına destek olmak isteyen İTÜ’lü akademisyenler özel güvenlik insiyatifi ile Süleyman Demirel Kültür Merkezi’ne alınmıyor. Yaşanan haksızlıklar düşünüldüğünde bu konu önemsiz bir ayrıntı gibi görülebilir. Ancak asli unsuru olan öğretim üye ve öğrencilerine kuşku ile bakan ve yabancılaşan bir yönetim anlayışını ve bunun farklı düzeylerdeki yansımalarını onaylamadığımızı kayda geçirmek istiyoruz.

2) KHK’larla işlerinden uzaklaştırılan ve hak arama yolları kapanan öğretim üyelerinin durumu.
Bu konuda daha önce kapsamlı açıklamalar yapmıştık. Durumun vahameti her geçen gün artmakta ve en son da 2 öğretim elemanının açlık grevi ile geri dönülemeyecek sonuçlara sürüklenmektedir. İki genç insanın seslerini duyurmak için kendilerini kurban etmeye razı olmuş olmaları başlı başına üzücü ve bir o kadar da düşündürücü bir durumdur. Akademisyen olmanın sorumluluğu doğrultusunda, vahim sonuçlar doğuran, hak arama yollarına kapalı KHK uygulamalarını doğru bulmadığımızı bir kez daha duyuruyoruz.

İTÜ-DER Yönetim Kurulu,

22.5.2017

twittergoogle_plustwittergoogle_plus